Skip links

Katma Değer Vergisi İadesi

ICC Müşavirlik

Sunulan her hizmet, ulusal ve uluslararası meslek standartlarına uygun, şeffaf ve denetlenebilir bir yapı içinde yürütülür.

Katma Değer Vergisi İadesi

KDV mevzuatına göre Türkiye’de yapılan mal ve hizmet teslimleri KDV’ye tabi iken, KDVK/11,12, 13 ve 14. Maddelerinde sıralanan bazı durumlar (Mal ve Hizmet ihracatı, İhraç kayıtlı satışlar, Yatırım teşvik belgeli satışlar ve diğer hükümler) KDV’den istisna edilmiştir. Bu istisna fasıllarının bazıları kısmi bazıları da tam istisna kapsamına alınmıştır. Tam istisna kapsamına alınan teslimlere ilişkin olarak yüklenilen KDV’nin indirimle giderilemeyen kısmı için ise KDVK/32 maddesinde iade öngörülmüştür.

Katma Değer Vergisi iade süreçleri, mevzuat bilgisi, teknik yeterlilik ve dikkatli dosya yönetimi gerektiren; hataya ve eksikliğe açık alanların başında gelmektedir. KDV iade taleplerinin doğru hazırlanması ve etkin şekilde sonuçlandırılması, işletmeler açısından önemli bir nakit yönetimi unsurudur.

ICC Müşavirlik olarak KDV iade hizmetlerimizi; mevzuata tam uyum, doğru belge düzeni ve risk odaklı süreç yönetimi anlayışıyla sunuyoruz. Amacımız, işletmelerin hak ettikleri KDV iade tutarlarına yasal çerçevede, zamanında ve güvenli şekilde ulaşmalarını sağlamaktır.

Hizmetlerimiz kapsamında; ihracat, ihraç kayıtlı satışlar, indirimli orana tabi işlemler ve diğer iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan KDV iade süreçlerini uçtan uca yönetiyoruz. İade talebine esas işlemlerin analiz edilmesi, ilgili belgelerin hazırlanması ve iade dosyalarının mevzuata uygun şekilde oluşturulmasını sağlıyoruz.

KDV iade süreçlerinde; Yeminli Mali Müşavir raporu veya vergi inceleme yöntemleri çerçevesinde yürütülen işlemlerde, sürecin her aşamasını yakından takip ediyor; olası eksiklik ve riskleri önceden tespit ederek gerekli düzeltmeleri zamanında gerçekleştiriyoruz. Bu yaklaşım, iade sürecinin uzamasını ve ilave inceleme risklerini en aza indirmeyi hedefler.

Ayrıca KDV iade süreçlerinin işletmelerin muhasebe, vergi ve finans yönetimi yapılarıyla uyumlu şekilde yürütülmesini sağlayarak; iade tutarlarının nakit akışına etkilerini analiz ediyor, şirketlerin finansal planlamalarına katkı sunuyoruz. Mevzuatta meydana gelen değişiklikleri yakından takip ederek, iade uygulamalarına olası etkiler konusunda işletmeleri bilgilendiriyoruz.

Amacımız; KDV iade süreçlerini işletmeler için belirsizlik yaratan bir süreç olmaktan çıkararak, öngörülebilir, denetlenebilir ve güvenli bir yapıya kavuşturmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

KDV iadesi, özellikle ihracat işlemleri, indirimli KDV oranına tabi satışlar, tecil-terkin uygulamaları ve bazı teşvik kapsamındaki işlemler sonucunda indirilecek KDV’nin hesaplanan KDV’den fazla olması durumunda gündeme gelir. Bu durumlarda mevzuatta belirlenen şartların sağlanması halinde mükellefler KDV iadesi talebinde bulunabilir.

KDV iade süreci; iade hakkı doğuran işlemlerin tespit edilmesi, gerekli belgelerin hazırlanması, iade dosyasının oluşturulması ve Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başvurunun yapılması aşamalarından oluşur. İade talebi, vergi dairesinin incelemesi veya Yeminli Mali Müşavir raporu ile sonuçlandırılabilir.

KDV iadesi iki farklı şekilde alınabilir. Nakden iade talep edilmesi durumunda iade tutarı doğrudan mükellefin hesabına ödenir. Mahsuben iade ise mükellefin vergi borçlarına, SGK prim borçlarına veya diğer kamu borçlarına mahsup edilerek kullanılabilir.

KDV iade taleplerinde satış ve alış faturaları, yüklenilen KDV listeleri, indirilecek KDV listeleri, iade hesaplama tabloları ve ilgili diğer belgeler hazırlanarak sisteme yüklenir. İşlemin türüne göre ek belgeler de talep edilebilmektedir.